31 Ocak 2016 Pazar

Ağaçların Müziği


Ağaç halkaları ağacın yaşını, yağmur miktarı, hastalıklar ve orman yangınları gibi çevresel etkileri gösterebilir. Açık renkli halkalar hızlı gelişmeye, daha koyu renkli halkalar daha yavaş gelişmeye işaret eder. Bu halkalar ağacın tarihini yazarlar. 
Bartholomäus Traubeck bir turntable üzerinde çalındığında ağaç halkalarını müziğe dönüştüren bir cihaz yarattı. Açık ve koyu halkaları algılayan sensörler, belirli bir algoritmaya göre bunları piyano notalarına dönüştürüyor. Yıllar adını taşıyan albüm, ladin, dişbudak, meşe, akçaağaç, kızılağaç, ceviz ve kavak ağaçlarının müziğini içeriyor. 


http://www.iflscience.com/plants-and-animals/what-do-tree-rings-sound-when-played-record

30 Ocak 2016 Cumartesi

Ağaçların İnterneti: Mikorizal Mantar Ağı


"Eğer çocuklarınız varsa onları tanır ve onlara karşı belirli bir kalıpla davranışlarınızı belirlersiniz. Araştırmacılar, ağaçların da aynen bu şekilde davrandığını fark etti. Simard’a göre, kendi çocuklarına yer açabilmek için rekabetçi davranışlarını ayarlayıp işaretleri de mikorizal mantar ağı yoluyla iletiyorlardı. Yine bulgular, büyük ve yaşlı ağaçların diğerleriyle küçüklerden daha fazla iletişim kurduklarını gösterdi. Bu da köklerinin çok daha gelişmiş olmasına bağlanıyor. Yani orman arazisinde böyle anne ağaçlardan birinin yanına yeni bir fide ekilirse, bu fide inanılmaz genişlikte bir kaynakla bağlantı kurabilecektir. Simard’a göre bu mantar ağı, sadece ağaçlar arasında değil, aynı doğa topluluğuna ait diğer türlerle de bağlantı sağlar."
  Ağaçlar birbiriyle iletişim kurar mı? Bilim ve Gelecek 
Ağaçlar sadece iletişim kurmakla kalmıyor, gerektiğinde besin alışverişi de yapıyorlar. Büyük bir ağacın gölgesinde kalan ve yeterince beslenemeyen bir ağaç, gölgede bırakan ağaçtan köklerinde yaşayan mantar ağı aracılığıyla besin desteği alıyor. Ağaçlar arasındaki bu alışveriş, doğada hayatta kalmanın sadece görünürdeki kıyasıya rekabete bağlı olmadığını, bir ortak yaşam ağı içinde var olup dayanışmayla sağlandığını gösteriyor.

28 Ocak 2016 Perşembe

Çam Ağacındaki Şaman


Ağaçlar, şamanizm açısından çok büyük değer taşır. Daha önce de belirttiğimiz gibi, evrenin merkezi, aynı zamanda dünyalar arasında bir geçit olan hayat ağacıyla simgelenir. Dünyada da huş ağacı, hayat ağacını temsil eder. Çam, meşe, çevresinde fazla bitki örtüsü olmayan yerlerde büyüyen veya üzerine yıldırım düşmesine karşın ölmeyen ağaçlar, şamanları simgeleyen ağaçlar olarak kabul edilir çünkü tıpkı şaman gibi, bu ağaçların da özel yetileri olduğu düşünülür. Bu ağaçların altında inisiyasyon ya da şifa amaçlı törenler yapılır. Moğollar ölen şamanı çam ağaçlarının kovuklarına gömerler.


26 Ocak 2016 Salı

Akasya Ağaçları ve Ortak Yaşam


Boynuz Akasyası (Vachellia Cornigera) kendisiyle birlikte yaşayan bir karınca türüne (Pseudomyrmex ferruginea) büyük dikenleri içindeki oyuklarda barınak sağlayıp, ürettiği nektardan sunarak ev sahipliği yaparken, karıncalar da onu otoburlardan ve kendisine zarar verebilecek diğer böceklerden korur.

13 Ocak 2016 Çarşamba

Ağaçları Tanımak için Kılavuz


Ağaçları tanımlarken kullanılacak yöntemlerden biri meyve ve yapraklarının biçimlerine bakmak olabilir. Bu amaçla hazırlanmış kitaplardan, sitelerden ve bazı kılavuz çizelgelerden yararlanılabilir. Gördüğümüz ağacın türünü belirledikten sonra türkçe ve latince adını, coğrafi konumunu, gözlem yaptığımız tarihi ve saati doğa güncemize not edebiliriz. İnternette, güncemize not ettiğimiz verileri kaydedebileceğimiz veritabanları bulunuyor. Bunlardan biri Nuh’un Gemisi Biyolojik Çeşitlilik Veritabanı. Türkiye biyo-coğrafyasındaki canlı türlerine ait gözlem verilerinin toplandığı herkese açık bu ulusal veritabanında yaptığımız gözlemleri diğer kişi ve gruplarla paylaşarak türlerin ve alanların korunması konusunda yardımcı olabiliriz.



Ağaçlarla Bağımız


"Biraz daha yaklaşın, biraz daha dikkat kesilin. Her hafta, her ay, her mevsim başka bir rengi, başka bir güzelliği bulacaksınız. Erguvanın, kirazın, leylağın, ılgının, japon ayvasının çiçeklerine bakın, renklerini ayırt edin. İğdenin, ıhlamurun, hanımelinin, yaseminin, adi orman asmasının çiçeklerini koklayın, daha da içinize çekin. Bakalım ne düşüneceksiniz? Alıcın, kirazın, mahlebin, dağ muşmulasının, çitlenbiğin, ateş dikeninin, üvezin meyvelerine bakın. Renklerine, biçimlerine ve duruşlarına, resmini çizecekmişçesine bakın. Kuşların, böceklerin onları yemelerini gözleyin. Katalpanın, tapınakağacının, dişbudağın yapraklarına; çamın, sedirin, göknarın kozalaklarına bakın; dokunun onlara."

Saydıklarımın yarısını yaptığınızda bile içinizin sevinçle dolacağından, ertesi gün birini daha tanımak isteyeceğinizden kuşku duymuyorum."
Ahmet Demirtaş - Başkentin Anıtsal Ağaçları

Ağaçların varlığı varlığımızla ne kadar iç içe geçmiş. Fiziksel, zihinsel bütünselliğimizi tüm doğal varlıklara olduğu kadar ağaçlara da borçluyuz. Özellikle doğadan koptuğumuz şehirlerde, beton yığınlarının arasında karşımıza çıkan, yaşlı ve görkemli bir ağaç, yeniden evrende gerçekten ait  olduğumuz yeri hatırlatır. Onları tanıyıp, adlarını, meyvelerinin, yapraklarının, gövdelerinin özelliklerini öğrendiğimizde doğayla ve tüm yaşamla bağımızın bilincine varırız.