20 Eylül 2016 Salı

Ağaçları Görmek






Bir ağacı gerçekten görmek, gözlemlemek ne anlama gelir? Genellikle çevremizde her gün gördüğümüz varlıkları görmezden geliriz. Sadece ilgi duyduğumuz varlıkları gerçekten görürüz. Bir jeolog çoğu kişinin dikkat etmediği bir kaya yığınına ya da bir tepenin yamacına bakıp jeolojik tarihten sahneler çıkarır ve taşlarla bir hikaye kurar. Başkaları aynı şeyi yıldızlar, bulutlar ya da kuşlarla, kitaplar ya da resimlerle yapabilir. 

Ağaç gözlemciliği bir ağaca genel olarak bakıp ismini söyleyerek geçmekten daha fazlasını yapabilmektir. Ağaçlara geniş açıdan değil yakın plandan bakmak ve aynı ağacı değişen mevsimlerde tekrar tekrar ziyaret etmek gibi. O zaman her gün önünden geçtiğiniz ağaçların hiç fark etmediğiniz ve bilmediğiniz yönleri olduğunu keşfedebilirsiniz. 

Yazar  Nancy R. Hugo ve fotoğrafçı Robert Llewellyn yazdıkları iki kitapta ağaçlara daha yakından bakıyorlar. Seeing Trees: Discover the ExtraordinarySecrets of Everyday Trees (Ağaçları Görmek: Hergün Gördüğünüz Ağaçların Sırlarını Keşfedin) ve  Trees Up Close:The Beauty of Their Bark, Leaves, Flowers, and Seeds (Yakın Plandan Ağaçlar: Kabukların, Yaprakların, Çiçeklerin ve Tohumların Güzelliği) adlı kitaplarda örneğin bir akçaağaç ya da meşenin çiçekleri ya da ginko ağacının tohumundaki polen gibi, görmek için çaba harcamamız gereken ayrıntılara  dikkat çekiyorlar. Çoğumuzun gözünden kaçan bu ayrıntılar, sanki uzak, yabancı bir dünyadan görüntüler gibi. 

Yazarın amacı da, bir botanikçi gibi dünyanın öbür ucundaki sıra dışı ağaçların özelliklerini araştırmaktan çok, ağaç severlerin her gün park ve bahçelerde görebildikleri ağaçların sıra dışılığını görmek ve gösterebilmek. Ayrıntılı gözlemleme yöntemiyle, varlıkları isimleriyle tanımlayıp görmezden gelme eğilimimiz nedeniyle çevremizdeki yaşamda gözden kaçırabildiğimiz tüm hareketli ve değişken olguları ve ilişkileri dikkate almamızı sağlıyorlar.

Ağaçları Görmek adlı kitapta Henry David Thoreau’dan bir alıntı da, neden ayrıntılı gözlem yöntemine başvurmamız gerektiğini açıklar gibi:


“Doğadaki olguların çoğu… ömrümüz boyunca bizden gizli kalır. Bir manzarada ancak bizim değerini bilmeye hazır olduğumuz ölçüde güzellik bulabiliriz, daha fazlasını asla… Bir insan ancak yakın ilişki kurabildiği şeyleri görür.”

19 Nisan 2016 Salı

Çin Eriği, Dört Saygıdeğer Arkadaştan Biri


Çin Eriği, Çin'de 3000 yıl önce kültüre alındı ve bütün Doğu Asya'da yetiştiriliyor. Kış sonunda baharın başlangıcını haber veren çiçekleri, bazen karlar erimeden açar. Çin şiir sanatında dayanıklılığı, erdemi, uzun ömürlü olmayı ve kış mevsiminin sonunda doğanın yeniden canlanmasını simgeler. Resim sanatında ise Dört Saygıdeğer Kişi olarak anılan ve orkide, bambu ve krizantemin de katılmasıyla oluşan dörtlünün bir üyesidir. Çin yeni yıl kutlamalarında erik ağacının çiçekleri iyi şans ve refah dileklerinin bir göstergesi olarak her zaman yer bulur. 
Song Hanedanı zamanında yaşamış Ozan Lu You erik çiçekleri için şu dizeleri yazmış:


Varlığımı nasıl milyonlarca çoğaltabilirim, 
Her biri bir erik ağacının çiçeklerinin seyrine dalsın. 

19 Şubat 2016 Cuma

Yalancı Bahar




Şubat ayında mevsim normallerinin üstündeki sıcaklıklar, Türkiye'de Bursa, Yalova, Samsun, Balıkesir, Tekirdağ gibi kuzey illerinde ve Almanya gibi Kuzey Avrupa ülkelerinde ağaçların erken çiçek açmalarına neden oldu. Güney Avrupa'da bitki ve ağaçların daha Ocak ayında çiçeklendikleri görülmüştü. Bu normal dışı sıcak hava, küresel ısınmadan kaynaklanıyor.

31 Ocak 2016 Pazar

Ağaçların Müziği


Ağaç halkaları ağacın yaşını, yağmur miktarı, hastalıklar ve orman yangınları gibi çevresel etkileri gösterebilir. Açık renkli halkalar hızlı gelişmeye, daha koyu renkli halkalar daha yavaş gelişmeye işaret eder. Bu halkalar ağacın tarihini yazarlar. 
Bartholomäus Traubeck bir turntable üzerinde çalındığında ağaç halkalarını müziğe dönüştüren bir cihaz yarattı. Açık ve koyu halkaları algılayan sensörler, belirli bir algoritmaya göre bunları piyano notalarına dönüştürüyor. Yıllar adını taşıyan albüm, ladin, dişbudak, meşe, akçaağaç, kızılağaç, ceviz ve kavak ağaçlarının müziğini içeriyor. 


http://www.iflscience.com/plants-and-animals/what-do-tree-rings-sound-when-played-record

30 Ocak 2016 Cumartesi

Ağaçların İnterneti: Mikorizal Mantar Ağı


"Eğer çocuklarınız varsa onları tanır ve onlara karşı belirli bir kalıpla davranışlarınızı belirlersiniz. Araştırmacılar, ağaçların da aynen bu şekilde davrandığını fark etti. Simard’a göre, kendi çocuklarına yer açabilmek için rekabetçi davranışlarını ayarlayıp işaretleri de mikorizal mantar ağı yoluyla iletiyorlardı. Yine bulgular, büyük ve yaşlı ağaçların diğerleriyle küçüklerden daha fazla iletişim kurduklarını gösterdi. Bu da köklerinin çok daha gelişmiş olmasına bağlanıyor. Yani orman arazisinde böyle anne ağaçlardan birinin yanına yeni bir fide ekilirse, bu fide inanılmaz genişlikte bir kaynakla bağlantı kurabilecektir. Simard’a göre bu mantar ağı, sadece ağaçlar arasında değil, aynı doğa topluluğuna ait diğer türlerle de bağlantı sağlar."
  Ağaçlar birbiriyle iletişim kurar mı? Bilim ve Gelecek 
Ağaçlar sadece iletişim kurmakla kalmıyor, gerektiğinde besin alışverişi de yapıyorlar. Büyük bir ağacın gölgesinde kalan ve yeterince beslenemeyen bir ağaç, gölgede bırakan ağaçtan köklerinde yaşayan mantar ağı aracılığıyla besin desteği alıyor. Ağaçlar arasındaki bu alışveriş, doğada hayatta kalmanın sadece görünürdeki kıyasıya rekabete bağlı olmadığını, bir ortak yaşam ağı içinde var olup dayanışmayla sağlandığını gösteriyor.

28 Ocak 2016 Perşembe

Çam Ağacındaki Şaman


Ağaçlar, şamanizm açısından çok büyük değer taşır. Daha önce de belirttiğimiz gibi, evrenin merkezi, aynı zamanda dünyalar arasında bir geçit olan hayat ağacıyla simgelenir. Dünyada da huş ağacı, hayat ağacını temsil eder. Çam, meşe, çevresinde fazla bitki örtüsü olmayan yerlerde büyüyen veya üzerine yıldırım düşmesine karşın ölmeyen ağaçlar, şamanları simgeleyen ağaçlar olarak kabul edilir çünkü tıpkı şaman gibi, bu ağaçların da özel yetileri olduğu düşünülür. Bu ağaçların altında inisiyasyon ya da şifa amaçlı törenler yapılır. Moğollar ölen şamanı çam ağaçlarının kovuklarına gömerler.


26 Ocak 2016 Salı

Akasya Ağaçları ve Ortak Yaşam


Boynuz Akasyası (Vachellia Cornigera) kendisiyle birlikte yaşayan bir karınca türüne (Pseudomyrmex ferruginea) büyük dikenleri içindeki oyuklarda barınak sağlayıp, ürettiği nektardan sunarak ev sahipliği yaparken, karıncalar da onu otoburlardan ve kendisine zarar verebilecek diğer böceklerden korur.

13 Ocak 2016 Çarşamba

Ağaçları Tanımak için Kılavuz


Ağaçları tanımlarken kullanılacak yöntemlerden biri meyve ve yapraklarının biçimlerine bakmak olabilir. Bu amaçla hazırlanmış kitaplardan, sitelerden ve bazı kılavuz çizelgelerden yararlanılabilir. Gördüğümüz ağacın türünü belirledikten sonra türkçe ve latince adını, coğrafi konumunu, gözlem yaptığımız tarihi ve saati doğa güncemize not edebiliriz. İnternette, güncemize not ettiğimiz verileri kaydedebileceğimiz veritabanları bulunuyor. Bunlardan biri Nuh’un Gemisi Biyolojik Çeşitlilik Veritabanı. Türkiye biyo-coğrafyasındaki canlı türlerine ait gözlem verilerinin toplandığı herkese açık bu ulusal veritabanında yaptığımız gözlemleri diğer kişi ve gruplarla paylaşarak türlerin ve alanların korunması konusunda yardımcı olabiliriz.



Ağaçlarla Bağımız


"Biraz daha yaklaşın, biraz daha dikkat kesilin. Her hafta, her ay, her mevsim başka bir rengi, başka bir güzelliği bulacaksınız. Erguvanın, kirazın, leylağın, ılgının, japon ayvasının çiçeklerine bakın, renklerini ayırt edin. İğdenin, ıhlamurun, hanımelinin, yaseminin, adi orman asmasının çiçeklerini koklayın, daha da içinize çekin. Bakalım ne düşüneceksiniz? Alıcın, kirazın, mahlebin, dağ muşmulasının, çitlenbiğin, ateş dikeninin, üvezin meyvelerine bakın. Renklerine, biçimlerine ve duruşlarına, resmini çizecekmişçesine bakın. Kuşların, böceklerin onları yemelerini gözleyin. Katalpanın, tapınakağacının, dişbudağın yapraklarına; çamın, sedirin, göknarın kozalaklarına bakın; dokunun onlara."

Saydıklarımın yarısını yaptığınızda bile içinizin sevinçle dolacağından, ertesi gün birini daha tanımak isteyeceğinizden kuşku duymuyorum."
Ahmet Demirtaş - Başkentin Anıtsal Ağaçları

Ağaçların varlığı varlığımızla ne kadar iç içe geçmiş. Fiziksel, zihinsel bütünselliğimizi tüm doğal varlıklara olduğu kadar ağaçlara da borçluyuz. Özellikle doğadan koptuğumuz şehirlerde, beton yığınlarının arasında karşımıza çıkan, yaşlı ve görkemli bir ağaç, yeniden evrende gerçekten ait  olduğumuz yeri hatırlatır. Onları tanıyıp, adlarını, meyvelerinin, yapraklarının, gövdelerinin özelliklerini öğrendiğimizde doğayla ve tüm yaşamla bağımızın bilincine varırız.